ey kervancı, ey kervan! leyla’mı nereye götürüyorsun, leyla, canım ve yüreğim olduğu halde? ey kervancı, leyla’mı niçin götürüyorsun, birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken? ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?
ey kervancı, leyla’mı nereye götürüyorsun, ey kervancı, leyla’mı niçin götürüyorsun,
inancımın tamamı geçici dünyaya dair aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir
tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak, benim kalbimde bıraktığın gibi ve leyla ile mecnun efsane oldular oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti
sen şimdi aşkımın tek göstergesisin hüznümün, güzümden okunmayan hali bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor kalbimin yapraklarını gör ve git tufan gibi inşa et hüznün dallarını gül idik, gülleri derip git ki ben gül ağacıydım tufanın ayakları dibinde oturan vücudunun bütün dallarını tabiatın hışmıyla kır
Çarşamba, Temmuz 30, 2008 - yalnızca kanatlarına güven
askimiz bir gun ucup giderse aramizdan sevgilim sirt cantali bir duman gibi bir melekle carpisan kelebegin kanadindan dokulen toz bir caglayanda suruklenen bir dal parcasi gibi istemedigimiz yerlere giderse askimiz sevgilim yalnizca kanatlarina guven
kendi yarattigimiz boslugun ucunda siki siki tuttugumuz bir kapi koludur yasam ve ask, en derin kuyumuza dusen keman yurudugumuz yollar daralirken cokerken altimizdaki merdivenler sevgilim yalnizca kanatlarina guven
sevdalilar bilir bir kus yagmurudur ilkbahar sevmeyi beceremeyenlerin koydugu yasaklar cozulup gider cocuk golgelerinde yazin ve agzimizin icinde dagilir ask sapsari bir seker gibi erirken sonbahar bitmeyen bir kistan soz acilirsa sevgilim sevgilim yalnizca kanatlarina guven
elimi uzattigimda sana gemileri gostermek icin dumende kan kokusuyla bayilmis bir kaptan atesin yuregine suruklenen bir ulke ufukta ve cekirge suruleri yolcu bavullarindan cikan sevgilim dokulurken tuyleri savas ucaklarina carpan guvercinlerin her gun degisen atlaslarin icinde tara saclarini ve yalnizca kanatlarina guven
gotururlerse bir gun beni ellerim iplerle bagli siirlerimin bilmedigi yerlere ve hic kimsenin alnimdan firlayacak gocmen bir kus gibi dur dunyanin paslanmis sirtinda ve bensizlige havalanirken korkma sevgilim sevgilim yalnizca kanatlarina guven